YENİ BAŞLIK

15 Şubat 1949’da doğan Esat Oktay Yıldıran, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önemli isimlerinden biri olarak gerek Kıbrıs Barış Harekâtı’nda gerekse 12 Eylül askeri darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevi’ndeki görevleriyle tanındı. Diyarbakır Cezaevi’nde iç güvenlik komutanlığı yaptığı dönemde adı işkence iddialarıyla anılan Yıldıran, 1988 yılında suikasta kurban gitmiş ve Edirnekapı Şehitliği’ne gömülmüştür.

12 Eylül Darbesi’nden sonra, Şubat 1981’den itibaren Diyarbakır E Tipi Askeri Cezaevi’nde yüzbaşı rütbesiyle görev aldı. Ankara’dan transfer edilerek cezaevinde Başçavuş Mevlüt Akkoyun’un yerine atanmıştı. Görev dönemi boyunca cezaevinde yaşanan ölümler ve kötü muamelelere dair iddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bilhassa, PKK’nın kurucularından Kemal Pir ve diğer önemli isimlerin burada hayatlarını kaybetmesi, Yıldıran’ın dönemiyle ilişkilendirilen tartışmalı olayların başında geldi.

Diyarbakır Cezaevi’nde Yıldıran’ın uyguladığı iddia edilen disiplin teknikleri sıkça tartışıldı. Türkçe bilmeyen tutuklulara bir gecede İstiklal Marşı, Andımız, Gençliğe Hitabe ve Atatürk İlkelerini ezberletme gibi uygulamalar, insan hakları savunucuları tarafından eleştirildi. Ayrıca, “Co” isimli köpeğinin cezaevinde kullanıldığı yönündeki iddialar, Yıldıran hakkındaki en çok konuşulan konulardan biri oldu.

Hakkında yapılan şikayetler ve dava talepleri sonuçsuz kalan Yıldıran, Diyarbakır’daki görevinin ardından İstanbul’a tayin edildi. 22 Ekim 1988’de, eşi ve çocuğu ile birlikte Sarıgazi’de bir halk otobüsüne bindiği sırada suikaste uğrayarak hayatını kaybetti. Suikast sonrası mimli isimlerden biri olan Yıldıran, geride tartışmalı bir miras bıraktı.